Bu haber kez okundu.

Cübbeli Ahmet Hoca Yine Düşündürürken Çok Güldürdü

Le­vent Gültekin diye biri çıktı. İnternethaber.com’un yazarıymış, oradan ayrılmış. Bana çatan işinden mi oluyor, ne oluyor bilmiyorum. Bu Levent Gültekin’in sakalı da var. Benim için “Cübbeli ruh hastasının teki. 7 yaşındaki kızını öpme demiş” diyor. Lâ havle ve lâ kuvvete. Ben el âleme öptürme dedim. 7 yaşındaki kız zaten buluğa ermemiş. Öpmezsen öpmezsin. Öpmek farz değil, vacip değil. Öpmek yasak da değil. Nerden böyle bir şey uyduruyor.

ER­KEK­LE­RE Mİ DÜŞ­KÜN?

Ondan sonra “Bunlar lüks yaşıyor, jet skiye biniyorlar” falan diyor. Yahu jet skiye 5 liraya biniliyor. Meraklıysan seni de bindireyim. Çok lüks değil yani. Benim için “Üç kere evlenmiş, bir kere boşanmış” diyor. Ne var bunda? İnsan karısını boşayabilir, evlenebilir. Ne var bunda? Sonra “Buradan anlaşılıyor ki kadınlara düşkün” diyor. Kendisi erkeklere mi düşkün acaba bilmiyorum. Hadis-i şerifte “Sizin dünyanızdan bana koku ve kadın sevdirildi. Gözümün nuru ise namazda kılındı” buyruluyor. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bile hanımlarım bana sevdirildi diyor. Ben el âlemin karısına-kızına düşkün değilim ki arkadaş. Hanımıma düşkün olabilirim ne var bunda?! Allah “Ben başta kadınlar olmak üzere şehvet sevgisiyle insanları süsledim” diyor. Sen insan değilsen sana süslü gelmeyebilir. Ama insanın fıtratını Kur’an böyle söylüyor. Mühim olan başkasının karısına sulanmamak. Kusura bakma yani. Kendi karısını seven adama kadına düşkün denir mi yahu?! İnsanın hanımına düşkün olması sünnettir. En büyük sünnetlerden biridir. Bunda ne abeslik var?!

GÖ­RÜŞ­ME­NİN ADA­BI VAR

Ondan sonra “Dindar Müslüman kadınlar kayınpederiyle görüşmez” diyor. Yahu kayınpederle görüşmenin bir adabı var. Biz “Kayınpederini tekneye koyup, küvette yıkama” diyoruz. Bize bu fetvalar soruluyor.

Mahremliğim bir hududu var. Gelin kalkıp da kayınpederi küvette yıkayamaz arkadaş. Ama kayınpederinin yanında kolu, boynu gözükse bu haram değil.

KA­YIN ÖLÜM­DÜR

Ondan sonra “Kayınlarıyla görüştürmezler” diyor. Yahu kayınlar hakkında hadis-i şerif var. “Ya Resulellah! Kayının durumu nedir?” diye soruyorlar. Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Kayın ölümdür” buyurdu. Sahih hadis. Çok tehlikelidir. Çünkü nikâhın düşmemesi muvakkattir. Kardeşi boşasa veya ölse, iddeti bitse öbür kardeşi alabilir. Dolayısıyla haramlığı, mahremliği baba gibi değildir. Kayınpeder gibi müebbet değildir. Sen şimdi “Kayınlarıyla görüştürmezler” diyorsun. Ne yapacağız yani gö-rüştürüp de. Nasıl görüştüreceğiz yani? Ne demeye çalışıyorsun sen?! Hiçbir şeyden haberi yok.

İlmi yok, bir şey yok. Ondan sonra konuşmaya devam etti. “Bana çatarsa çatsın, ben ırzımı helal etmişim zaten” dedim.

HER NA­MUS­LU ADAM Gİ­Bİ­

Yusuf el Karadavi’ye iftira atıyor. “Mücahitlere, Suriye’deki kadınlar size helaldir” demiş. Yahu git Allah aşkına. Hangi Ehl-i Sünnet hoca kadınlar size helaldir diyecek yahu. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.

Tayyip Bey'e “Bunlarda ruh hastalığı var” diyor. Çünkü havaalanında çıplak kadın resmi görmüş “Bunu kaldırın” demiş. Her namuslu adam gibi davranmış Tayyip Bey. Ne yapacak yani? Hacıların çıktığı yere bikinili kadın resmi koymuşlar. Adam daha eve gidemeden hacılığının hayrını göremeyecek. Yahu zaten hacıyı karşılamaya “Ne olur benim için istiğfar et” diye gidiyoruz. Hadis-i şerifte “Hacdan döneni de affet, hacının affını istediğini de affet” buyruluyor.

Bu hadisten dolayı hemen kirlenmeden, günaha girmeden hacıları karşılayın ki ondan istiğfar isteyin.

GİT EVİ­NİN DU­VA­RI­NA AS

Adam hacdan döner dönmez karşısında çıplak kadın görüyor. Tayyip Bey “Bu ne?” demiş. Doğru demiş adam. Havaalanı gibi herkesin gittiği genel yerlerde böyle çıplak bir şeye nasıl izin verilir yahu?! Ayıp denen bir şey var. Bu kadarını gavurlarda görmedim. Avrupalar'da gezdim, görmedim yahu.

Levent Gültekin “Bunlardaki haleti ruhiye sakat.

Hastalıklı ruh yapısı bunlar” diyor.

Senin insanlara bu kadar da hakaret etmeye ne hakkın var arkadaş?!

Sen çıplak kadın istiyorsan git evinin duvarına as, seyret arkadaş. Adam yetkili. “Havaalanındakini kaldırın” demiş. Doğru demiş.

NE BÜYÜK iFTiRA

Ada­mın en son la­fı esas me­se­le. “Bu böy­le ol­maz. Müs­lü­man­la­rın elin­de İs­lam çü­rü­dü. Din­dar de­di­ği­miz in­san­la­rın pe­şi­ne ta­kı­la­rak kim­se­nin cen­ne­te git­me şan­sı yo­k” di­yor. Kar­şı­sın­da spi­ker ka­dın var. O da an­ti­ka bir ka­dın. O da “Bu söy­le­di­ği­niz ko­nuş­ma­da Ku­r’­an el­den gi­di­yor de­miş­si­ni­z” di­yor. Le­vent Gül­te­kin de “Gi­di­yor ta­bi. Çok abar­tı­lı bir yo­rum ola­bi­lir ama Haz­re­ti Ömer 15. yıl­da “Bu aye­tin hük­mü geç­ti, ben bu aye­ti kal­dı­rı­yo­ru­m” de­di­” di­yor. Ne ka­dar bü­yük if­ti­ra! CNN gi­bi ka­na­la çı­ka­rı­yor­su­nuz bu ada­mı. Hiç din­den ha­be­ri yok. Haz­re­ti Öme­r’­in ne hak­kı var aye­ti kal­dır­ma­ya. Haz­re­ti Öme­r’­in yet­ki­si dâ­hi­lin­de de­ğil ki.

“15 se­ne son­ra bi­le Haz­re­ti Ömer aye­ti kal­dır­dı. Biz 1500 se­ne son­ra bi­le kal­dı­ra­mı­yo­ru­z” di­yor. Aca­yip adam.

HİÇ FRE­Nİ TUT­MA­DI

Ben ba­na ça­ta­nı din­li­yo­rum “Ba­na çat­tı­ğıy­la il­gi­li ır­zı­mı he­lal et­ti­m” di­yo­rum. Bir şey de­mi­yo­rum. Ama ba­kı­yo­rum, gi­di­yor sa­ha­be­ye, gi­di­yor Haz­re­ti Öme­r’­e… Bu hep­ten git­ti. Hiç fre­ni tut­ma­dı.

On­dan son­ra “Ba­zı âlim­ler var içi­miz­de ama se­si hiç du­yul­ma­mış. Ce­sa­ret­li adam­lar la­zım. Ce­sa­ret­li ho­ca­lar yo­k” di­yor. Ulan da­ha ne ola­cak? Bu ila­hi­yat­ta­ki­le­rin ço­ğu di­ni kal­dır­dı za­ten. Ha­la “Ce­sa­ret yo­k” di­yor. Ve “Ku­ra­n’­ın is­ke­le­ti­nin de­ğiş­me şan­sı yok ama ba­zı ayet­ler bu­gü­ne hi­tap et­mi­yor. Ve bun­la­ra uyu­yo­rum di­ye­nin cen­ne­te gi­de­cek şan­sı kal­ma­dı­” di­yor.

KE­SİN­LİK­LE K­FİR OL­DU

Onun cen­ne­te git­me şan­sı var­dı ama ma­ale­sef şu an hiç şan­sı kal­ma­dı. Bu du­rum­da kâ­fir ol­muş­tur. He­men ken­di­si­ni töv­be­ye da­vet edi­yo­rum. Ku­r’­an hak­kın­da bu ta­bi­ri ben ku­la­ğım­la duy­dum. Ke­sin­lik­le kâ­fir ol­muş­tur. Kim­se­nin sa­ka­lı, na­ma­zı, ab­des­ti, ha­cı­lı­ğı, um­re­si si­zi kan­dır­ma­sın. “Bu ma­hal­le­nin ada­mı­yım. Mil­li gö­rüş­ten gel­di­m” söz­le­ri kan­dır­ma­sın.

İş­te iti­kat bun­dan iba­ret­tir. Bir ke­li­mey­le in­san ce­hen­ne­min di­bi­ni boy­la­ya­bi­lir.

iYi BiR iMA­JIM VAR

Bu ada­mın adı­nı ve­ri­yo­rum. Ken­di­si be­nim adı­mı ana­rak, ba­na her tür­lü ha­ka­re­ti ve pis­li­ği yap­tı. Bir de “Cüb­be­li 20 se­ne­dir ay­nı şey­le­ri ko­nu­şu­yo­r” di­yor. Ora­da da çok iyi bir ima­jım var. Ne gü­zel ya­hu.

4 se­ne­de, 8 se­ne­de de­ğiş­me­yen bir ho­ca bul­muş­su­nuz. Ben 20 değil 40 senedir konuşuyorum. 77’ler­de de ko­nu­şu­yor­dum. Ben 11 ya­şın­dan be­ri ay­nı şey­le­ri ko­nu­şu­yo­rum.

Çün­kü din de­ğiş­mez, be­nim de ko­nuş­mam de­ğiş­mez.

Ayet­ler ve ha­dis­ler bel­li, müç­te­hit­le­rin be­ya­nı bel­li. Fı­kıh ve mez­hep­ler otur­muş. Bun­dan son­ra bi­ze bir yo­rum pa­yı bi­le kal­ma­mış. An­cak mil­le­te doğ­ru­yu açık­la­ma im­kâ­nı­mız kal­mış. Al­lah bu­nu yap­tır­ta­bil­sin.

NE ALAKASI VAR

Bir de “Şim­di ik­ti­da­rın im­kân­la­rı­nı kul­lan­dık­la­rı için, ik­ti­dar­la bir­lik­te ol­duk­la­rı için ses­le­ri çok çık­ma­ya baş­la­dı­” di­yor. Ya­hu ne ala­ka­sı var?! Be­nim 28 Şu­ba­t’­ta ca­mi­ler­de­ki va­az­la­rım ip­tal edil­di. Dü­ğün sa­lo­nun­da vaa­za git­tim. “Dü­ğün sah­te­” de­di­ler, ora­dan da mah­ke­me­ye ver­di­ler.

Ya­hu sa­na ne? Öbü­rü dan­söz ça­ğı­rıp gö­bek at­tı­rı­yor, o da be­ni ça­ğır­mış va­az et­ti­ri­yor.

Ben 28 Şu­ba­t’­ta en­gel­le­nin­ce ca­mi­ler­de bir da­ha soh­bet et­me­dim, et­mi­yo­rum da. Şim­di ba­na ge­lip “Gel Fa­tih Ca­mi­i’n­de soh­bet et” de­se­ler et­mem. Çün­kü ben bu­lun­du­ğum yer­de ra­ha­tım.

KEN­Dİ YA­ĞIM­DA KAV­RU­LU­YO­RUM

Mak­sat teb­liğ ise ben da­ha iyi du­yu­ru­yo­rum ora­dan. Ne­re­de ik­ti­da­rın gü­cü?! Do­la­yı­sıy­la ben ken­di im­kân­la­rım­la ken­di ya­ğım­da kav­ru­lan, ko­nu­şan bir ada­mım. Ben hak­kı söy­lü­yo­rum. 20 se­ne ev­vel bu ik­ti­dar mı var­dı?! Ay­nı la­fı ko­nu­şu­yor­dum. Bu­ra­da hak de­ğiş­mez. İn­san­la­rın fi­kir­le­ri de­ği­şi­yor­sa Al­lah ayak­la­rı­mı­zı sa­bit ey­le­sin. Kay­mak­tan, cay­mak­tan mu­ha­fa­za et­sin.

GÂVUR BiLE 5’TE KALKIYOR

Güneş doğmadan önce uyanan adam ile doğduktan sonra uyanan adamın vücut yapısını tıbben inceleyin bakalım ne çıkacak? Şu anda tıbbi tespite göre güneş doğmadan evvel uyanıp, abdest alıp namaz kılan adam ile güneşi üzerine abdestsiz doğuran adamın farkı akşama kadar hayatını, yaşantısını, çalışmasını tümden etkiliyor. Bu tıbben sabittir. Güneş doğduktan sonra uyanan akşama kadar esner “Gözümü açamıyorum. Kahve, çay getir” diye gün boyu söylenir. Sabah namazından evvel kalkan adam zıpkın gibi olur. Almanın gâvuru bile 5’te kalkıyor. Çalışkan milletler öyle. Yatan öküzün samanı olur mu? Olmaz! Rızkı erken vakitte arayacaksın.



ERKEK DOKTORA MÜSAADE VAR

“Kızlar okumazsa kadın doğum doktoruna nasıl gideceğiz?” diye soruyorlar. Biz kızların okumasına karşı değiliz.

Ama kadın-erkek karışık olduğu ve başını açma mecburiyeti olduğu için buna nasıl fetva verelim. Kadın doktor yoksa, kadının erkek doktora muayene olması caizdir.

DÜNYA KADAR VAR

Ama “Ne olursa olsun, erkeklerin arasında kadının başını açması caiz” diyebilir miyiz?!

Diyemeyiz. Ama bu gibi haramlar olmasa, kadınların kendi aralarından hocaları olsa ve o şekilde okusalar buna müsaade vardır. Ama şu anda böyle bir düzen olmadığı için, mecburinin dışında kız başını açsın, okusun, doktor olsun diyemeyiz.

Dünya kadar bu vaziyette okuyan var. Kadın doktorundan da bol bir şey yok. O kadar insan günahını bilerek okumuş, doktor olmuş.

Biz kadın doktora bir şey demiyoruz. Biz de hanımımız için kadın doktor arıyoruz.

“BAŞINI AÇ” DİYEMEYİZ

Biz o doktora “Bu saçını açıp okuduğu için buna gidilmez, erkeğe gidin” demiyoruz. Hangi yoldan okuduysa okudu.

Bu kadındır. Ona gidilir. Dolayısıyla eksik yok, fazla var. Dünya kadar kadın doktor var. Şimdi haramdan sakınanlara da “Siz de başınızı açın, doktor olun” niye diyelim? Kadın doktor olmadığı zamanda da erkek doktora müsaade var zaten.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.